Erdoğan: Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın 30. yılı hayırlara vesile olsun
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜREV’in 39. kuruluş yılı programında Haliç Kongre Merkezi'nde bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜREV’in 39. kuruluş yılı programında Haliç Kongre Merkezi'nde bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında satırbaşları şu şekilde:
''Sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Kalplerimizin aynı noktada birleştiği, bakışlarımızın aynı ufukta kesiştiği, ümit ve heyecanımızın aynı iklimden beslendiği bu güzel programın tertiplenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Buluşmamıza teşrif eden siz kıymetli misafirlerimize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla medeniyet bahçemizin sel levhası olan güzel İstanbul’umuzun 39 ilçesindeki her bir vatandaşıma buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ülkemizde, gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi yolluyorum.
Türkiye’mizin 30. kuruluş yıldönümünün ülkemiz, milletimiz ve sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çatı altında aşkla ve adanmışlıkla görev yapan, bilgili, şuurlu, özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için fedakârca çalışan tüm vakıf insanlarına tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. 30 yıl önce atılan bu tohumun yeşermesi, devamında filizlenmesi ve bugün dalları yedi kıtaya uzanan büyük bir çınara dönüşmesinde payı olan kurucularımıza, hayırseverlerimize, gönüllü bağışçı ve çalışanlarımıza tek tek şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Bu samimi cehdinizi, bu tertemiz gayretinizi hem bu dünyada hem de ebedi âlemde inşallah en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Vakfımızın emektarlarından ahirete irtihal etmiş olanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Son olarak, birazdan Türk Yetişen Değerler Ödüllerini tevdi edeceğimiz kardeşlerimizi şimdiden kutluyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Kıymetli misafirler, hayat ve hidayet rehberimiz Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder ve çabasının karşılığını ileride mutlaka görecektir; sonra kendisine karşılığı tastamam verilecektir.”
Şimdi bakınız değerli kardeşler, bizim inancımızda hiçbir netice tesadüfler silsilesinin ürünü değildir. Ettiğimiz her kazanımın, aldığımız her mesafenin, eriştiğimiz her nimetin gerisinde Rabbimizin lütfu, takdiri ve ihsanı vardır. Biz bu ihsana mazhar olabilmek için evvela gayretimizi, emeğimizi, alın ve fikir terimizi ortaya koyarız. Akabinde ise mütevekkil bir ruhla Rabbimizden bizim için en güzeli, en hayırlısı neyse onu lütfetmesini niyaz ederiz.
“Allah’a dayansın, sa’yı sarıl, hikmete ram ol; yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol” diyen merhum Mehmet Akif gibi sabrı, çalışmayı ve hikmeti ilk planda tutarız. “Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır” diyen Beyazıt Sami Hazretleri gibi yola çıkmanın, yolda olmanın, aramanın ve bulmanın kaygısını taşırız.
Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımız hamdolsun işte bu arayışın, inşallah bulmayla neticelenen kuruluşlardan biridir. Temelinde halisane niyetler ve çabalar vardır. Bu çatının merkezinde gençlerimizin müreffeh geleceği, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri vardır. Bu hareketin en mihverinde, en menzilinde söz ve sorumluluk sahibi nesillerin Türkiye’ye kazandırılması vardır.
Hani diyor ya “Şahit bir avuçtur, biz göklere sığmayan bir avuçtur, biz cennete susayan…” İşte bu çatının altında da göklere sığmayan bir avuç inanmış yüreğin azmi, cehdi, gayreti ve sabrı vardır. Milletimizin sahiplenmesi ile devasa bir çınara dönüşen Türkevi bundan 30 sene önce son derece halis niyetlerle toprağa atılmıştır. 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı şehrimize ve aziz milletimize hizmet ederken şahsınıza bir talep iletilmiş, bu talepte İstanbul’da üniversite eğitimi alan kız öğrencilerimiz için güvenli bir yurt yapılması istenmiştir. Bunun üzerine bizim de naçizane katkılarımızla İstanbul’a geçtik ve eğitime hizmet o vakfın imkânlarıyla biri Kadıköy’de diğeri ise Fatih’te olmak üzere evlatlarımızın gönül huzuruyla konaklayacak iki adet kız öğrenci yurdu hızlıca hayata geçirildi. Bu yurtlar faaliyetlerine devam ederken 2012’de vakfın adı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı olarak değiştirildi ve böylece kuruluşun faaliyet alanı Türkiye sathına genişletilmiş oldu.
Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki aradan geçen 30 yılda Türkiye hem çok ciddi bir kurumsal birikim oluşturmuş hem de eşsiz bir başarı hikâyesine imza atmıştır. Eğitim, burs ve ihtisas programlarıyla yurt hizmeti köklerinden kopmadan istikamet veren nitelikli bir kuşağın yetişmesine öncülük etmiştir. Yurtlarının kapısı bugüne kadar 47.542 öğrencimize açılmıştır. Türkiye’miz hâlihazırda dokuz ilimizde 6.500 kişi kapasiteli 24 öğrenci yurdu ile gençlerimize yüksek standartlarda hizmet vermektedir. Aynı şekilde Amerika ve İngiltere’de yüksek öğrenim gören Türk öğrenciler New York ve Londra’da Türk Vakfı bünyesindeki yurtlarda barınma ve akademik rehberlik hizmetlerinden faydalanmaktadır.
40.000’i aşkın mezun, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında akademiden özel sektöre, sivil toplumdan siyasete, bürokrasiden kültür ve sanata kadar her alanda başarılarıyla temayüz etmiştir. Vakfımızın kurucusu olduğu üniversitemiz sosyal bilimlerde uluslararası ölçekte araştırmacı ve akademisyen yetiştirmektedir. Türkiye Yüzyılı’nın imanı olan gençler Türk evinde aldıkları eğitimlerle aynı zamanda dünya çapında önemli başarılar elde etmektedir.
İşte en son Reyhan Çiftçi evladımız Amerika’da düzenlenen ISS 2025 yarışmasında geliştirdiği projeyle genetik ve biyoloji alanında dünya dördüncüsü olmuştur. Güzel İşler Fabrikası, İslami ilimlerle beşeri ve sosyal bilimleri bir araya getiren eğitime destek programı, her yıl beş yüzün üzerinde öğrenciye burs ve kariyer imkânı sunan Pusula Yetkinlik Yönetimi, hafızlık kursları, uluslararası öğrencilere yönelik yurt hizmetleri, çocuk kütüphaneleri, psikolojik danışmanlık merkezleri… Burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice proje, destek ve programla çalışmalarını sürdürmektedir.
Şüphesiz takdire şayan bir diğer husus da 2023’ten bugüne yüzlerce Filistinli evladımızın Türk evi tarafından çeşitli düzeylerde burs, barınma imkânı ve psikososyal destekle eğitim hayatına kazandırılmasıdır. Suriye’de 13–30 yıl süren iç savaştan etkilenen genç kardeşlerimize eğitim, sosyal hayata uyum ve barınma destekleri sağlanmıştır. Büyük bir titizlikle yürütülen tüm bu faaliyetler için Türk ailesinin her bir mensubuna bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum.
Rabbim çalışmalarınızı verimli ve bereketli kılsın diyorum. Sevgili genç kardeşlerim, kıymetli misafirler… Şurası bir hakikattir ki insanlık tarihinde hemen her çağda büyük değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Bunlar sonuçları itibarıyla insanlığı yeni fırsatlarla tanıştırırken, diğer taraftan zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır.
Bizler şu anda tam olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Asırlar boyunca insanı insan yapan hasletler tek tek muhasara altına alınmaktadır. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konulmaktadır. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar ve buna benzer fikir ve ideolojiler genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılmaktadır. Eşzamanlı olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir.
Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık, kurdukları gizli cemiyetlerle, ellerine geçirdikleri asimetrik güçle ve teknolojinin sağladığı imkânlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışmaktadır. Burada şu noktayı da özellikle dikkatinize getirmek isterim: Doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz irademizi almak zorundayız. Bunun için evvela kendi kaynaklarımıza, özümüzü tescil eden değerler manzumesine sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceklerinden bakmayacağız, kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif etmeye ve tahlil etmeye çalışmayacağız.
Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışına bırakan değil, akışına yön veren bir gençlik yetiştireceğiz. Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımızın üstlendiği misyonu çok ama çok kıymetli buluyorum.
Şunu da vurgulamakta fayda görüyorum: Sevgili kardeşlerim, kendinizi tanımanın bir yolu da size husumet besleyenlerin kim olduğuna bakmaktır. Size düşmanlık edenler, iftira atanlar, sizin kuyunuzu kazmaya çalışanlar kim olduğunuzu anlama noktasında adeta bir ayna işlevi görür. O aynada hem kendinizi hem de size saldıranların suretini görürsünüz.
Geride bıraktığımız 30 yılda bu açıdan bir mihenk taşı olmuştur. Milli iradeye düşmanlık edenler hedef tahtasına Türkevi’ni koymuştur. Ahlaklı, nitelikli, şuurlu, özgüvenli ve misyon sahibi bir gençliğin yetişmesini istemeyenler Türkevi’ni hedef almıştır. Gençlerimizi birer robota dönüştüren FETÖ ve benzeri yapılar işte bunun için alçakça saldırmıştır. 28 Şubatçı vesayet heveslileri Türkevi’ni hedef almıştır. CHP zihniyeti eline geçirdiği her fırsatı Türkevi’ni yıpratmak ve bu çatı altında verilen hizmetleri engellemek amacıyla kullanmıştır.
Bakın çok açık söylüyorum: Bunların rahatsızlığı Türkevi değildir, vakfın temsil ettiği misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir. Türk gençliğini ifsat eden marjinal yapılara destek verirken yerli ve milli kuruluşların kapısına dikilmelerinin gerisinde sadece ideolojileri değil, millete ve milletin değerlerine karşı duydukları öfke vardır.
Son 1,5 yılda ortaya saçılanlar bunların gençleri nasıl gördüklerini göstermiştir. Gençlik gibi bir dertlerinin olmadığını hep beraber gördük. Liyakat ve ehliyeti ağızlarından düşürmeyenlerin belediyeleri nasıl akraba çiftliğine çevirdiğini de hep beraber gördük.
Şundan eminiz ki milletimiz de gençleri kimlerin hangi tuzaklara düşürmek istediğinin farkındadır. Bunların ne millet ne de gençler nazarında karşılığı vardır. Artık mümkün değildir. Bunlara meydanı terk etmeyeceğiz, gençlerimizi bunların ikbal kavgalarına meze yaptırmayacağız.
Bugün bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum: Bu millete ve ümmete karşı büyük bir mesuliyet taşıyoruz. Ulaşamadığımız her genç hem sizin hem bizim için bir kayıptır. Marjinal örgütlere, gayri milli ideolojilere, zehir tacirlerine, terör ve suç örgütlerine kaptırdığımız her evladımız hepimiz için büyük bir kayıptır.
Onun için daha fazla gencimize ulaşmak, daha fazla gencimizin elinden tutmak için hep beraber daha çok çalışacağız. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek bu kutlu dava uğruna mücadele etmeye inşallah sabırla devam edeceğiz. Sizlerden de aynı kararlılığı ve samimiyeti bekliyorum.
Eğitim ve gençlik hizmetlerinizi en güzel, en kapsamlı ve en kuşatıcı şekilde ifa edeceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum. Bu düşüncelerle TÜGEV’imizin 30. kuruluş yıldönümünün bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ödül sahiplerimizi tekrar tebrik ediyorum. Vakıf mensuplarımıza, gönüllü bağışçılarımıza ve hayırseverlerimize, bu çatı altında gençler için çalışan her bir kardeşime teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, sağlıcakla.''
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 haberlergumushane.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.